Gazali Hazretlerinin kelam ilmi hakkındaki görüşleri nelerdir? - Sorularlaislamiyet.com Mobil
Soru

Gazali Hazretlerinin kelam ilmi hakkındaki görüşleri nelerdir?

Sorunun Detayı
Gazali Hazretlerinin kelam ilmi hakkındaki görüşleri nelerdir?
Cevap

İmam Gazalî, kelamcı alimler arasında sayılır. Onun için, kendisinin -prensip olarak- kelam ilmine karşı çıkması düşünülemez. Nitekim Gazalî, “el-Munkızu mine’d-dalal” adlı eserinde “Kelam İlimi, Gayesi ve Esası” başlığı altında şu ifadelere yer vermiştir:

“Sonra ben kelam ilmini öğrenmeye başladım, onu tahsil ettim ve onu anlamaya çalıştım. Muhakkik kelamcıların eserlerini mütalaa ettim. Kelam ilmini arzu ettiğim şekilde tasnif ettim. Sonuç olarak bu ilmin kendi amacını hakkıyla gerçekleştiren bir ilim olduğunu, ancak benim maksadımı tatmin etmekten uzak olduğunu gördüm."

"Nitekim kelam ilminin asıl maksadı Ehl-i sünnet akidesini korumak, ehl-i bid’anın sokmak istedikleri şüphelerini izale etmek suretiyle Ehl-i sünnetin akidesini muhafaza etmektir. Allah kullarına -elçisinin ortaya koyduğu şekilde- hak olan akideyi ilham etti. Ki, bu akide müminlerin din ve dünyaları için pek faydalı, Kur’an ve sünnetin öngördüğü prensipler ihtiva ediyor."

"Diğer taraftan şeytan bid'at ehline Ehl-i sünnet akidesine aykırı şeyler telkin etmiş ve onlar da bu telkinler doğrultusunda ehl-i hakkın akidesine tereddüt vermek, onları teşviş etmek için ileri-geri konuşmaya devam etmişlerdir."

"Bunların bu fitne tohumlarına ekmelerine mukabil, Allah kelamcılar taifesini inşa etti. Düzenli bir şekilde Ehl-i sünnet akidesini savunmak, bid'at ehlinin aldatıcı düşüncelerinin yanlışlığını ortaya koymak için onların bütün duygularını harekete geçirdi, böylece Kelamcılar (diye bilinen bir ilim taifesi) ortaya çıkmış oldu.”(el-Munkızu mine’d-dalal, 118-121).

Bu ifadelerden de anlaşılıyor ki, İmam Gazalî -prensip olarak- kelam ilmini, Allah’ın bu ümmete lütfettiği bir nimet olduğunu, ancak, kendi zamanındaki şartlara göre bu yapısıyla fazla etkisinin kalmadığını düşünüyor.

Gazalî, tenkit ettiği kelamcıların bu yönünü -özetle- şöyle seslendirmiştir:

“Kelamcılardan bir kısmı, Kur’an ve sünnet çizgisinde şekillenen İslam akidesini çok güzel savunmuş, bid’atçıların şüphelerini izale etmeye çalışmıştır. Ancak bu mücadeleyi yürütürken muarızları olan hasımlarının kullandığı bazı prensiplerini, istidlal metotlarını kabul edip aynısını kullanmak zorunda kalmışlardır. Zamanla bu mücadele öyle bir hâl almış ki, kelamcılar kendi kabulleri olan sabitelerini ortaya koymak yerine, hasmın itirazlarını, delillerini seslendirmeye çalışmışlardır."

"Artık (fizik, kimya, jeoloji, coğrafya astronomi gibi) evrenin organları ve temel yapı unsurlarıyla uğraşan ve onu da hakkıyla ortaya koyup da faydalı bir yöne kanalize etmekten âciz kalan bir kelam metodu ortaya çıkmıştır. Bu ise, birçok Müslümana yarar yerine zarar vermiştir. Bu gibi sebeplerdendir ki, kelamcıların metodu beni tatmin edemiyor ve dertlerime derman olamıyordu.”(age, s. 123-124).

Özetlersek, İmam Gazalî kelam ilmine karşı değil, zamanla kullanılan yanlış metotlarına karşıdır.

Diğer soruya gelince, İmam Gazalî, geniş halk kesiminin kelam veya felsefede yer alan delillerle irşat etmenin yanlış olduğunu söyler. Ona göre, bu konularda altyapıdan mahrum olan avamın/cahil halk kesimlerinin, kendileri için çok yabancı olan ve birbirini nakzeden farklı ve de çelişkili olan bu tür istidlal metotların söz konusu olduğu ortamlar, onların akidelerini pekiştirmek yerine gevşetir, tereddüt verir, zedeler. 

Özellikle tevil ve tabire muhtaç olan müteşabih konular gibi, avamın o basit düşüncelerinin tartamayacağı hususlar, onların tereddütlerine sebep olabilir. Kelamın önemli bir kısım konuları müteşabihler olduğu için, onların kelam ilmini okumaları zararlı olabilecektir. Böyle bir tehlike yoksa, elbette bir sakıncası olmadığı gibi ayrıca faydalı olacaktır.

Gazalî, ”İlcamu’l-avam an ilmi’l-kelam” (Avam tabakasını/halk kesimini kelam ilminden uzak durdurmak) adlı eserini bu konuya tahsis etmiştir.

İlave bilgi için tıklayınız:

İmam Gazali hangi konularda İbni Rüşd, Farabi ve İbn Sina ile fikir ayrılığına düşmüştür?

Sayaç : 7594
Normal sitede gör