İnsanî değerler/evrensel ilkeler ile İslamî değerler arasındaki ilişki nedir? Diğer hususlarda namustan şaşmayan fakat tesettüre riayet etmeyen "iffetsiz" sıfatı mı haizdir? - Sorularlaislamiyet.com Mobil
Soru
İnsanî değerler/evrensel ilkeler ile İslamî değerler arasındaki ilişki nedir? Diğer hususlarda namustan şaşmayan fakat tesettüre riayet etmeyen "iffetsiz" sıfatı mı haizdir?
Sorunun Detayı
İnsanî değerler/evrensel ilkeler ile İslamî değerler arasındaki ilişki nedir? Diğer hususlarda namustan şaşmayan fakat tesettüre riayet etmeyen "iffetsiz" sıfatı mı haizdir?
Cevap

Akıl doğruyu ve yanlışı ayırt etme özelliğine sahiptir. Yalan, hırsızlık, başkalarının maddi ve manevi hakkına tecavüz gibi bir çok gayr-i ahlaki haller insanın onuruna yakışmadığı için vicdanı bozulmamış her insanın kabullenmediği bir durumdur. İnsan aklı doğruyu ve yanlışı birbirinden ayırt etme yetisine sahip olsa da bunu tek başına yapamamaktadır. Kendisini her konuda doğruya yönlendirecek İlahi vahiy ve peygamberler gönderilmiştir.

İnsanlar yalan söylemenin çirkin olduğunu kabul etmektedir, ancak kimseye zararı olmayacağı düşüncesiyle söylediği bir yalana da "pembe yalan" ismini koyarak onu masum göstermek istemektedir. Fakat "pembe yalan" dediği sözler yalan olmaktan çıkmamaktadır.

Başörtüsü ile namusun ilgisine gelince; şüphesiz başını örtmeyen kadınlarımıza namussuz demek mümkün ve caiz değildir; ayrıca her başını örten kadına da namuslu demek isabetli olmayabilir. Cinsî hayatta namusu, "meşrû olmayan cinsî tatminden kalben ve bedenen uzak kalmak" mânâsında alırsak; bunun, başörtüsü ile "birbirinden ayrılmaz" bir ilişkisi yoktur. Başını örten ve örtmeyen kadınlar arasında namuslu ve iffetli olanlar bulunduğu gibi, namus ve iffetten yoksun olanlar da bulunabilir.

Ancak meseleye İslâm ahlâkı ve ahkâmı açısından bakarsak, hüküm bir ölçüde değişmektedir. İslâm, ileride isbat edileceği üzere, kadın ve erkeğin vücudunda bazı yerlerin avret olduğunu, bunların yabancılara (nâmahrem olanlara) gösterilmemesi gerektiğini bildirmiş, insanların gözleri ve elleri ile de zina yapabileceklerine işaret etmiştir. (Buhârî, İstîzân, 12; Müslim, Kader, 20) Gözün zinası kadına ve erkeğe şehvetle, cinsî arzu ile bakmaktır; elin zinası da cinsî arzu ile dokunmaktır. Toplum içinde kadının ve erkeğin avret yerlerine şehvetle bakacak insanlar her zaman ve her yerde bulunabileceğine göre, bunu bilen bir Müslümanın avret yerlerini açarak dışarı çıkması, İslâmî namus ve iffet kavramını zedeleyen bir davranış olmaktadır.

Yazar : Sorularla İslamiyet
Kategori : İnsan
Sayaç : 5093