Fetava-yı Hindiye?de, ?Cemaatle birlikte sesli, Kâfirûn Sûresi?ni sonuna kadar okumak mekruhtur, çünkü bu bid'attır? denilmektedir. Müslümanların bazı sure ve ayetleri beraber okumaları mekruh mudur? - Sorularlaislamiyet.com Mobil
Soru
Fetava-yı Hindiye?de, ?Cemaatle birlikte sesli, Kâfirûn Sûresi?ni sonuna kadar okumak mekruhtur, çünkü bu bid'attır? denilmektedir. Müslümanların bazı sure ve ayetleri beraber okumaları mekruh mudur?
Sorunun Detayı
Fetava-yı Hindiye?de, ?Cemaatle birlikte sesli, Kâfirûn Sûresi?ni sonuna kadar okumak mekruhtur, çünkü bu bid'attır? denilmektedir. Müslümanların bazı sure ve ayetleri beraber okumaları mekruh mudur?
Cevap

Soruda verilen bilgiler doğrudur. Ancak bu konuyu iyi tahlil etmek gerekir. Bu bakımdan konuyu birkaç madde haklinde özetlemeyi uygun görmekteyiz:

Cemaatle birlikte sesli olarak, Kâfirûn Sûresi’ni sonuna kadar okumak mekruh olduğu yolundaki hükmün söz konusu kaynakta yer almasının bir sebebi, hikmeti vardır. Yoksa, bu surenin özelliğinden kaynaklanan bir husus değildir. Bu sebep ise, o günkü Hindistan’da bazı insanlar tarafından böyle bir geleneğin oluşmasıdır. Bir araya gelen bazı insanlar kendi aralarında -belki de imanlarını pekiştirme ve küfre meydan okuma adına- Kâfirûn Suresi'ni sesli olarak birlikte okuyorlardı. Bunun sünnette yeri olup olmadığı tartışıldığı için Fetava-yı Hindiye’de buna cevap aranmış ve ilgili hüküm verilmiştir. “Çünkü bu bid'attır. Sahabeden böyle bir şey nakledilmemiştir” ifadesinde bu hususu sezmek mümkündür. 

 Aslında Sahabeden  başka bir sure hakkında da böyle bir şey nakledilmemiştir. Bu takdirde cemaatle sesli olarak okunan her sure hakkındaki hüküm de aynıdır.

Unutmamak lazımdır ki, “bidat” kelimesi burada çok ağır düşmüştür. Zira -sahabeden gelen bir adet olmasa da- herhangi bir sureyi bu şekilde okumanın dalalet manasına gelen bid’atla bir alakası yoktur. “Mekruh” kavramı olsa bile hoş olmayan şey karşılığı olan tenzihen mekruh manasında anlamak gerekir.

Cumada hutbeden önce bazı yerlerde üç defa okunan İhlas Suresi'nin hükmü de böyledir. Asrısaadette böyle bir adet yoktu. Fakat buna gerçek anlamıyla bid’at demek mümkün değildir.

Yazar : Sorularla İslamiyet
Kategori : Kur'an
Sayaç : 3505