Hz. Muhammed (asv)'in yola tükürenler hakkında bir uyarısı var mıdır? - Sorularlaislamiyet.com Mobil
Soru

Hz. Muhammed (asv)'in yola tükürenler hakkında bir uyarısı var mıdır?

Sorunun Detayı
Hz. Muhammed (asv)'in yola tükürenler hakkında bir uyarısı var mıdır?
Cevap

Ebu Hureyre ve Ebu Said el-Hudrî anlatıyor: Hz. Peygamber (a.s.m) bir gün mescidin duvarında bir tükürük gördü, hemen bir taş alıp onu silmeye çalıştı ve sonra da şöyle buyurdu:

“Biriniz tükürmek zorunda kaldığında, önüne ve sağ tarafına tükürmesin, sol tarafına veya sol ayağının altına tükürsün.”(Buharî, Salat, 35; Müslim, salat, h.no: 1254; Nevevî, İbn Hacer, Aliyyu’l-Karî, ilgili hadisin şerhi).

İmam Nevevî, bu hadiste mescitle ilgili ise de, bu hükmün mescidin dışındaki yerler için de geçerli olduğunu söylemiştir.(a.g.y).

Bu hadisin söylendiği on dört asır öncesine gitmek, cehalet içerisinde yuvarlanan muhatapların durumunu düşünmek, o günkü sosyal şartları göz önüne almakta fayda vardır. İşin önemi bu takdirde daha iyi anlaşılacaktır. Özellikle tükürüğün yasaklanması veya belli bir kurala tabi kılınmasıyla ilgili hususların mescitler etrafında dönmesinin hikmetini daha kolay anlarız. Çünkü, insanların uğrak yerleri, gidiş-geliş yolları, toplantı yerleri mescitler idi. Yoksa her tarafı çamur ve toprak olan memleketin başka yerlerine atıfta bulunmakta müspet bir etki olmayabilirdi.

Ayrıca, çevre temizliğini din ekseninde anlatmanın toplum üzerindeki tesiri büyüktür. Bu sebepledir ki,  Hz. Peygamber (a.s.m) bir hadisinde şöyle buyurmuştur:

“İman yetmiş küsur şubedir. En üstünü, Allah’tan başka ilah olmadığına şahadet etmek, en alt mertebesi ise, insanlara eziyet veren bir şeyi yoldan kaldırmaktır.”(Müslim, İman, 58).

Hiç şüphe yoktur ki, insanlara eziyet veren şeylerin başında gelenler, ağız ve burundan çıkan şeylerdir.

Diğer bir hadiste şöyle buyurmuştur:

“Adamın biri yolda yürürken, yol üstünde gördüğü bir diken dalını kaldırıp bir kenara attığı için, Allah onu mükâfatlandırdı ve onu bağışladı.”(Buharî, Ezan, 32).

Bu bakımdan sâdece tükürmek değil, rastgele yerlere çöp atmak, araba park etmek, insanların gelip geçmesini zorlaştıracak malzemeler koymak gibi her türlü eziyet verici hususlardan sakınmak gerekir.

Yüce Allah, dünyayı en güzel bir şekilde, her şeyi yerli yerinde yaratmıştır. Aynı zamanda dünyadaki canlı-cansız varlıklar insanın istifadesine sunulmuştur. İnsanın bir görevi de Yüce Allah’ın bu eşsiz nimetinin kıymetini bilmesi ve onu güzel bir şekilde değerlendirmesidir. Yüce Dinimiz çevrenin korunması, çevre temizliği üzerinde önemle durmuştur. Nitekim, dinin direği olarak kabul edilen namazın kabul edilmesi için, namaz kılanın ve namaz kılınan yerin temiz hale getirilmesi farzının ortaya konulması dinimizin bu konuya verdiği önemi açıkça göstermektedir.

Müslüman sadece kişisel temizlikle yetinmemeli, toplumun ortak kullanım alanları olan cami, hastane, okul, kamu alanları, yol ve çeşme gibi yerlerin temizliğine de çok özen göstermelidir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:
 
“… Allah da tertemiz olanları sever.” (Tevbe, 9/108)

Gelişen yaşam şartlarında, çağın getirdiği stresten kurtulmak için mesire yerlerine gitmek, temiz hava almak, dinlenmek biri ihtiyaç haline gelmiştir. Hal böyle olunca topyekûn çevre temizliği daha da önem arz etmektedir. İnsanların dinlendiği yerlerin temiz tutulması, buraların iyice korunması konusunda Hz. Peygamber (asv) şöyle buyurmaktadır.
 
“Lanete uğramış olmaktan sakının." Ashap; bunlar kimlerdir diye sorunca “Halkın gelip geçtiği yola, gölgelendiği yerlere abdest bozanlardır.”  (bkz. Kütüb-i Site, 10/390)

Her konuda iyi davranmayı emreden dinimiz, başkasına rahatsızlık veren şeylerin de ortadan kaldırılmasını emretmektedir. İnsanlara eziyet verici şeyleri yoldan kaldırmayı sadaka sayan bir dinin üyeleri olarak, insanların oratak kullanım alanlarına çöp atmak, tükürmek, insanlara eziyet verici şeyleri ortaya atmak bize hiç yakışmayan davranışlardır. Çünkü yaşadığımız yerde insanları rahatsız etmemiz, onların hakkını ihlal etmemiz anlamına gelmektedir. Kul hakkı ise ancak hak yenilen kulların helal etmesiyle ödenmesi mümkündür.

Günümüzde, çevre kirliliğinden dolayı bozulan ekolojik dengenin bir sonucu olarak iklimlerin değiştiğini, özellikle çevre felaketlerinin yaşandığını görmekteyiz.

Peygamber Efendimiz (asv) önemli bir uyarısı da şöyledir:

“Allah pak ve temizdir, paklık ve temizliği sever; kerim ve cömerttir, kerem ve cömertliliği sever. Öyle ise avlularınızı ve boş sahalarınızı temiz tutun…” (Kütüb-i Site, 10/390)

Sayaç : 8538
Normal sitede gör