Hikaye, masal ve benzeri edebiyat eserlerini hazırlarken, dine uygun olması açısından nasıl bir yol izlenmelidir? - Sorularlaislamiyet.com Mobil
Soru

Hikaye, masal ve benzeri edebiyat eserlerini hazırlarken, dine uygun olması açısından nasıl bir yol izlenmelidir?

Sorunun Detayı
Hikaye, masal ve benzeri edebiyat eserlerini hazırlarken, dine uygun olması açısından nasıl bir yol izlenmelidir?
Cevap

Roman ve hikâye gerçeğe değil, hayâle dayansa da yapıcı olup İslâmî değerleri tasvir edip hakka hizmet ederse caizdir.

Kur'ân-ı Kerîm ve Ehâdisi Nebeviyye, birçok hakikatlere ışık tutup gerçeği muhatapların kafasına nakşetmek için çok mesel zikretmiştir. Hem de İslâm'ın hâkim olduğu zamanlarda hayale dayanan Makâmatı Harîrî. Kelîle ve Dimne gibi kitapların yazılıp terceme edilmesi ve itina ile okunması da bunu ifade ediyor ('). Fakat beyazı siyah, siyahı beyaz gösterecek kadar gerçekleri değiştirip şehvet hislerini kamçılayan hikâye ve romanları yazmak ve telif etmek haramdır. Roman ve hikâyeleri çizgi ve fotoroman haline getirme meselesine gelince durum şöyledir:

Bilindiği gibi câhiliyet devrinde câhiller ecdat ve salih kimseleri yadetmek için resim ve suretlerini gölgeli veya gölgesiz olarak yaparlardı. Zamanla bu resimlere kudsiyet izafe ederek onları uluhiyet derecesine kadar çıkarttılar. Tevhid bayrağını dalgalandırıp şirki yok etmeyi hedef edinen İslâm dini, onun kökünü kurutmak maksadıyla insan olsun hayvan olsun bütün canlı varlıkların resim ve suretlerini yasakladı. Numune olarak resmi yasaklayan hadislerden üç tanesini aşağıya alıyorum:

1. "Melekler; içinde resim, köpek ve cünüp bulunan bir eve girmezler." (Buhârî).

2. "Şu resimlen yapanlar kıyamette kendilerine, yaptığınızı canlandırınız, denilerek cezalandırılacaklardır." (Buhârî).

3. "Hz. Aişe (r.anha) üzerinde resim bulunan bir yastık satın almıştı. Peygamber (sav) onu görünce kapının önünde durup içeri girmedi. Hz. Aişe (ra). yüzündeki memnuniyetsizliği sezdi ve dedi ki:

- Allah'a ve Resûlüllah'a tövbe ediyorum, ne günah işledim?

Peygamber (sav):

- Bu ne biçim yastıktır?

- Üstüne oturup ona yaslanman için satın aldım.

- Bu resimleri yapanlar cezalandırılacaklar ve kendilerine yaptığınızı canlandırınız denilecektir. Melekler, içinde resim bulunan bir eve girmezler." (Buhârî ve Müslîm).

Resim ve suretle ilgili çok şeyler söylenmiştir. İmam Nevevî, İbn Hacer, Remlî, Şirbinî ve İbn Âbidîn gibi Fakihler uzun uzadıya durumu izah etmişlerdir. Ben bunlardan Nevevî ile İbn Hacer'in sözlerini özet olarak nakletmekle yetineceğim:

"Canlı varlıkların resmini yapmak binlik günahlardan biridir. Çünkü hakkında büyük tehditler vaki olmuştur. Yapılan resim, ister kendisine ehemmiyet verilen şeyler için olsun, ister ehemmiyet verilmeyen şeyler için olsun. Çünkü bu Allah'ın yaratıcılık işinin bir taklididir."

"Canlı varlıkların resmini bulundurmak ise iki çeşittir. Şayet resim duvara asılı veya elbise ve sarık gibi giyilen şeyler üzerinde olursa haramdır. Yoksa ayak altına serilen sergi veya yaslanılan yastık üzerine olursa haram değildir. Yalnız, meleklerin girmesine engel olur mu, olmaz mı? Durum kesin olmamakla beraber, zahire göre haram olmazsa da bulundukları eve melekler girmez. Çünkü Peygamber (sav)'in resimle ilgili hadisi geneldir."

"Kadı İyad diyor ki: "Bununla beraber küçük kızların oynadıkları bebekler için ruhsat vardır. Gölgeli, gölgesiz suretler arasında fark yoktur. Yalnız ağaç gibi cansız varlıkların resmini yapmakta bir sakınca yoktur. Ashab, Tabiin ve onları izleyen İmam Azam, İmam Şafiî, Maliki ve Sevri gibi zevatın mezhebi
böyledir."
(1).

İbn Hacer şöyle diyor:

"Resim tam olmazsa, yani başın veya göbekten itibaren yukarı kısmın veya vücudun orta kısmını yapmadan sadece baş ve ayakların resmini yapmak caizdir. Çünkü insanın sadece baş ile veya yukarıdan göbeğe kadar olan taraf ile yaşaması mümkün değildir." (2).

Yukarıda İmam Nevevî ile İbn Hacer'in özetlediğim sözlerinden anlaşılıyor ki, dinen, suret ve resmin putperestliğin temeli olduğundan onları yapmak ve bulundurmak caiz değildir. Ancak ayak altında veya ehemmiyetsiz bir yerde olursa, bulundurması caiz olduğu gibi tapu, nüfus cüzdanı ve pasaport gibi zaruri iş ve muameleler için gerekli ve bunlara yapıştırılan resim noksan olduğundan, onu çekmek ve çektirmek de caizdir.

Ayrıca yalnız insan ve hayvanın başını veya göbekten itibaren yukarı kısmını veya ortasını yapmadan baş ve ayakları çizgi ve işaretlerle tasvir etmekte de beis yoktur. Binaenaleyh, İslâm'a göre roman ve hikâyeleri İslâmî muhtevaya sahip olduğu takdirde çizgi roman ve fotoroman haline getirebilmek için yapılan resim ve suret tamam olmamalı, yani yalnız başı olmalı veya göbeğe kadar olması, yahut orta kısmının olmaması lazımdır. Aksi takdirde dinen caizdir denilemez.

Dipnotlar:

1. İbn 'Âbidin, V / 260.

2. Tuhfetü'l- Muhtac, İbn Kasım ile beraber, VII / 433.

(Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar II / 273)

Sayaç : 3867
Normal sitede gör