Bir şeyi yapmayacağına yemin edip yaptığı takdirde on gün de oruç tutacağını adayam kimse hem yemin keffareti verip hem de on gün adak orucu mu tutması gerekmektedir? - Sorularlaislamiyet.com Mobil
Soru

Bir şeyi yapmayacağına yemin edip yaptığı takdirde on gün de oruç tutacağını adayam kimse hem yemin keffareti verip hem de on gün adak orucu mu tutması gerekmektedir?

Sorunun Detayı
Bir şeyi yapmayacağına yemin edip yaptığı takdirde on gün de oruç tutacağını adayam kimse hem yemin keffareti verip hem de on gün adak orucu mu tutması gerekmektedir?
Cevap

Kur’an’da, verilen sözün yerine getirilmesi hakkında: “Yeminlerinizi koruyunuz” (Maide, 5/89), “Allah adına yaptığınız ahitleri yerine getirin. Allah’ı kefil tutarak kuvvetlendirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızı bilir” (Nahl, 16/91) buyurulmaktadır.

Bu itibarla bir Müslüman, ettiği yeminin, verdiği söze Allah’ı şahit kılma anlamına geldiğini bilmeli ve mutlaka yeminine bağlı kalmalıdır.

Dinen yasak olan bir şeyi yapmamak üzere yapılan yemin, bozulduğunda yemin keffareti gerekir. Ayrıca işlediği günahtan dolayı tevbe ve istiğfar etmelidir. Ayrıca yeminini bozması halinde adakta bulunan kişinin adağını da yerine getirmesi gerekir.

Bu itibarla hem yemin keffareti vermeniz hem de (adadığınız) on gün oruç tutmanız gerekir. Zira her ne şekilde olursa olsun yeminlerini bozanların yemin keffareti ödemeleri gerekir. Yemin keffareti on fakire birer fitre (fıtır sadakası) miktarı veya bir fakire on ayrı günde her gün birer fitre miktarı para vermek veya on yoksulu sabah akşam doyurmak ya da giydirmektir. Buna gücü yetmeyenlerin ise, ara vermeden üç gün oruç tutmaları gerekir. Bu keffaret Kur’an-ı Kerim’de belirtilmiştir. (Maide, 5/89)

Adakla ilgili olarak da Kur’an’da değişik yerlerde verilen sözde durulması, ahde ve akitlere bağlı kalınması (Maide, 5/1; İsra, 17/34), Allah’a verilen sözün tutulması (Nahl, 16/91) emredilir ve yapılan adakların yerine getirilmesi istenir. Ayrıca kişinin yaptığı adağa uygun davranması iyi kulların vasıfları arasında sayılır (İnsan, 76/7). Hadislerde de Hz. Peygamber (s.a.s.), Allah’a itaat kabilinden adakların yerine getirilmesini emretmiş, Allah’a isyan veya masiyet kabilinden olan konularda adakta bulunulmamasını, şayet yapılmışsa buna uyulmamasını istemiştir (Buhari, Eyman, 28, 31; Müslim, Nezir, 8; Ebu Davud, Eyman, 12). Dolayısı ile adağın yerine getirilmesi kitap, sünnet, icma ve akıl deliliyle sabittir (Kasani, Bedaiü’s-Sanai, V, 90).

Sayaç : 1860
Normal sitede gör