Niçin kadere inanmamız gerekiyor? - Sorularlaislamiyet.com Mobil
Soru

Niçin kadere inanmamız gerekiyor?

Sorunun Detayı
Niçin kadere inanmamız gerekiyor?
Cevap

Kaza ve kader inancının, iman esasları içinde yer almasının hikmeti nedir?

Kaza ve Kadere îman, aslında imanın son hududunu gösteren, hal ve vicdanla ilgili çok ince bir mes'eledir.

Mümin, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna îman ile, her şey'i, hatta nefsini ve fiillerini bile Cenâb-ı Hakk'a verir. Bu durumda, mesuliyetten kaçmaması için karşısına cüz'-i ihtiyârî çıkar. "İstek ve iradenle yapıyorsun, o halde mesulsün" der.

İnsan cüz'-i ihtiyârîsine dayanıp yaptığı iyilik ve kemâlâtı nefsine mâl edip mağrur olacakken, bu sefer de karşısına kadere iman çıkar. "Haddini bil, yapan sen değilsin. Yapan ve yaratan, takdîr ve irâde eden Allah'tır" der.

Görüldüğü gibi, kadere iman nefsi gururdan, kibirden kurtarmak; cüz'-i ihtiyarî de mesuliyet ve mükellefiyetten kaçmasına fırsat vermemek için îmanın esasları arasına dahil olmuşlardır.

Bunun aksi, yani, insanın mesuliyetten kurtulmak için kadere yapışması; yaptığı iyilik ve hasenelerle gururlanması için de cüz'-i ihtiyarîye sarılması, kadere îmanın sır ve hikmetine aykırıdır.

Kaza ve kadere inancın insan hayatı üzerindeki tesirleri nelerdir?

Kaza ve Kader inancı, insanda ümidsizliğin ve kederin en büyük ilâcıdır.

İnsan, başına gelen felâket ve musîbetlere, kadere olan inancı sebebiyle, Allah'ın takdîri gözüyle bakıp kendini teselli eder. Onun takdîrine rıza gösterir.

Kudreti sonsuz bir Rabbın murâkabesi altında olduğunu hisseder.

Belâ ve musibetin Allah'tan geldiğini bildiğinden, kurtulmak için yalnızca O'na iltica eder, O'na yalvarır. Gelen musibetin kendisi için keffâret ve afv sebebi olduğunu düşünür, sabır ve metanet gösterir.

Bu sırdandır ki, "Kadere îman eden, kederden emîn olur" denilmiştir.

Kadere îman, insan rûhunu dünya kadar ağır yüklerden de kurtarır. Çünkü insan, bütün kâinatla alâkadardır. Maksadları ve arzuları, ideal ve hedefleri sonsuzdur. Kudret, irâde ve hürriyeti ise, sınırlı ve mahduddur. Arzu ve maksadlarının, düşünce ve fikirlerinin bâzan binde birini bile gerçekleştirmeye gücü yetmez.

Bu durumda insanın gerçekleşmeyen arzu, ideal ve düşünceleri, onu mânen baskı altında tutar, ruhunu ezer, kalb ve vicdanını sızlatır. Ümidsizliğe düşürür.

İşte kadere îman, bu durumdaki bir insanın en büyük teselli kaynağı, şevk ve gayret menba'ı, ümid ışığı, üzerindeki ağırlıkları yükleyebileceği metin bir istinad noktasıdır.

Özetle, kadere iman, insanı gurur ve kibirden kurtarır. Nefsin ve benliğin insanı havalandırarak yoldan çıkarmasına, bir nevi fir'avunlaştırmasına mâni olur. Tevazu ve mahviyet sahibi kılar.

Bilgi için tıklayınız:

İnsanların, "Kaderim buymuş" demesi doğru bir ifade midir ...

Kadere iman eden kederden emin olur, sözünü açıklar mısınız ...

Bizim ne yapacağımız kaderimizde yazılmış ise, ne suçumuz var ...

Sayaç : 399
Normal sitede gör