Hanbeli Mezhebine göre geçmiş namazlar kaza edilir mi? - Sorularlaislamiyet.com Mobil
Soru

Hanbeli Mezhebine göre geçmiş namazlar kaza edilir mi?

Sorunun Detayı
Hanbeli Mezhebine göre geçmiş namazlar kaza edilir mi?
Cevap

- İslam dini belli bir mezhepten ibaret değildir. Buna Hanbeli mezhebi de dahildir.

Ehl-i sünnet alimlerinin cumhuruna göre namazı kılmayan kâfir olmaz. Kâfir olmadığı için de bir mümin olarak “Oruç, Hac, Zekât” gibi vecibelerini kaza etmesi gerektiği gibi, namazı da kaza etmesi gerekir.

- Dört mezhep alimlerinin ittifakıyla kazaya kalmış namazların kazası fevridir, özürsüz tehir edilemez, ilk fırsatta kaza edilecektir. (bk. V. Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslamİ, 2/137)

- Namazın kazasıyla ilgili hadisler şöyledir:

“Biriniz Bir namazı unutursa, hatırladığında onu kılsın. Çünkü bunun başka bir kefareti yoktur.” (Buhari-Müslim /Neylu’l-Evtar, a.g.y)

“Kim uykudan dolayı ve unutarak kılmadığı namazı hatırlayınca kılsın. Çünkü yüce Allah: “Beni anmak için namaz kıl.” (Ta Ha, 20/14) buyurmuştur (Müslim/Neylu’l-Evtar, a.g.y)

“Kim vaktinde namaz kılmayı unutursa, hatırladığı zaman kılsın. Çünkü, Yüce Allah: ‘Beni anmak için namaz kıl’ buyuruyor.” (Buhari, Tirmizi hariç/kütüb-i Sitte (Neylu’l-Evtar, a.g.y)

- Aslında denilebilir ki, Hz. Peygamberin namazın kaza edilmesinden söz ettiği yerde, “unutmak veya uyku” gibi iki gerekçeyi zikretmesinin sebebi, kaza namazlarının ancak bu iki şarta bağlı olduğuna işaret etmek için değil, mümin kimselerin mazeretsiz namazı terk etmesinin düşünülemeyecek kadar kötü bir şey olduğuna vurgu yapmak içindir.  

Buna göre, mümin bir kimse, olsa olsa namazı ya uykuda olduğu ya da unuttuğu için terk edebilir. Bu üslup irşadın bir gereğidir.

Aksi takdirde, şayet “Kim bir namazı terk ederse, onu daha sonra kaza etsin” demiş olsaydı, bir çok kimse, namazı kazaya bırakmanın çok önemli bir şey olmadığını düşünür; vaktinde kılmazsam da sonra  kılarım diyebilirdi. Oysa bu tarz bir düşünce, çok ciddi bir laubaliliktir.

- Hz. Peygamberin, Hendek savaşında düşmanın fırsat vermemesi yüzünden ikindi namazını (bazı rivayetlerde dört veya beş vakit namazı) kazaya bıraktığı, daha sonra bunları kaza ettiği bilinmektedir. (Tirmizi, Nesai, İbn Hanbel’in bu rivayetleri için bk. Nasbu’r-Raye, 2/264-166)

- Hz. Peygamberin bu gazvede unutmadan ve uykuda kalmadan geçirdiği bu namazlarını kaza etmesi, işi sadece “unutma”ya bağlamının yersiz olduğunun delilidir.

- Zahiri mezhebi İmamı Davud ile onun talebesinin özelliği, nasları zahirinden başka bir anlamda kabul etmemektir. Bu mezhebin tabileri iki elin parmağı kadardır. Daha doğrusu bu mezhep çoktan tarihe karışmıştır.

İşte bu mezhep imamlarına göre, hadiste “unutarak” denildiğine göre, unutmadan bilerek kazaya bırakılan namazlar kaza edilmez.

-Halbuki, “Allah’ın borcu, ödenmeye en layıktır” manasına gelen hadisin bu konudaki ifadesi çok açıktır. (İlgili hadis için bk. Buhari, Savm, 43; Müslim, Sıyam, 154,155; Neylu’l-Evtar, 1-2/333)

- İmam Nevevi, bu zahir mezhebine bağlı alimlerin görüşlerine itibar edilmeyeceğini, bu görüşün bir cehalet mahsulü olduğunu belirtmiştir. (bk. Nevevî, Şerhu sahihi Müslim, 5/183)

- Bilerek de olsa vaktinde kılınmayan namazın kaza edilmesinin gerekli olduğu konusunda dört mezhep alimlerinin ittifakı bir icma hükmündedir. Bunun dışındaki görüşlere itibar edilmez.

- Hanbeli mezhebine göre, bilerek mazeretsiz olarak namazı terk eden kimse kâfir olur. Tövbe etmezse (küfren) öldürülür. Eğer namazı hastalık gibi bir mazeretten ötürü terk etmişse, o zaman namazı gücü nispetinde kılması istenir, Yine de kılmazsa (hadden) öldürülür. (İbn Kudame, el-Muğni, 2/329)

Öyle anlaşılıyor ki, Hanbelilere göre, kazası yapılan namaz “hastalık, unutkanlık, uyku” gibi mazeretler sebebiyle kılınmayan namazlar için geçerlidir.

Onlara göre, kaza namazları için hiç bir kerahet vakti yoktur. Yani, bilinen kerahet vakitlerinde de kaza edilir. Maliki ve Şafiilerin görüşü de budur. (bk. İbn Kudame, el-Muğni, 2/80)

Sayaç : 464
Normal sitede gör