Neden birden fazla ilah olamaz? - Sorularlaislamiyet.com Mobil
Soru

Neden birden fazla ilah olamaz?

Sorunun Detayı
Neden birden fazla ilah olamaz?
Cevap

Sorularınızın tamamını dikkate alarak cevap vermeye çalışacağız:

1. “Felsefecilerin bazıları mantık kurallarını Rabbimiz yarattı der. Mesela Rabbimiz kendinden büyük taş yaratabilir mi sorusuna o felsefeciler hem yaratır hem de kaldırır çünkü mantık kurallarına dahil değildir diyorlar.” “Kendisinden büyük taş kaldırmak veya yaratmak” “kendisinden büyük”  ifadesiyle mantık dışına çıkmıyor.

Kendilik, büyüklük gibi zatlık ve nitelik bildiren tümel kavramlar mantığın öğeleridir.

Dolayısıyla “kendinden büyük taş kaldırabilir.” “Ya da kendinden küçük taş kaldırabilir” önermesi de mantık içindedir. Bu ise Allah-u Tealayı yaratılmışlar gibi düşünmek anlamına geldiği için boş bir sanıdan ibarettir.

Üç kenarlı dikdörtgenin olması da olamaması da yaratılmış bir konumdur.

Allah, insan aklının ve âleminin konusu ve nesnesi değildir. Ona ancak bildirdiği üzere iman ederiz.

Şura11- Ne zâtında, ne sıfâtında, ne de ef'âlinde naziri yoktur, şebihi olamaz!.

2. Ne birlik ne de çokluk Allahu tealaya uygun nitelemeler değildir.

Cenabı Mevla sayılmak bakımından bir olmadığı gibi üç veya daha fazlası da değildir. Nicel ve nitel birlik, teklik, çoklukta teklik, teklikte çokluk gibi insan zekâsının temel kodları ile bilinemez. Bu kodlar yalnızca bu âlemi sahibi namına dolaylı yoldan tanımak için verilmiştir.

Akıl yürütme ile ancak felsefi bir tanrı tasavvuru oluşturulabilir. Lailahe illallah her durumda bu tasavvurları yıkar atar.

Enam-103 “Hiçbir beşeri görüş ve tasavvur Onu kuşatamaz, halbuki O her türlü beşeri görüş ve tasavvuru çevreleyip kuşatır: zira yalnız Odur (hikmetine) tam nüfuz edilemez olan, her şeyden haberdar bulunan.”

Allah’a ancak doğrudan doğruya iman ile bağlanılabilir.

3. İlahlık kavramı İslamiyette doğrultulmuştur.

Atıl, birden çok, sınırlı, muhtaç ilah anlayışları kavramın doğasına terstir. Bunlar ilah adıyla adlandırılamayacakları gibi ilahlık nitelemesi ile de nitelenemezler.

Bu akıl yürütme çizgisinde o halde en mükemmel ilah nasıl olur? Sorusu da anlamsızdır. Çünkü o da tasarıma, tahayyüle dayalıdır. İslam “la ilahe” sözüyle ellerimiz ya da zihnimiz ile kendimize göre ilah yapmamızı reddeder. İlla Allah ifadesi ile de her tür beşer tasavvur ve tahayyülüne dayalı ilah anlayışını reddettiğimizde Allah-u tealaya giden iman yolunu bulabileceğimizi belirtir.

4. Allah-u Teala’nın delili değil burhanı olur.

Delil aklın ve duyuların konusu ve nesnesi olan şeylerde geçerlidir. Burhan ise bunun ötesine bakar. Bu anlamda başta Hz. Peygamber (asm) Efendimiz, Allahu Teala’nın en büyük burhanıdır. Bu nedenle Allah-u Teâlâ’ya olan iman ancak “Muhammed Rasulullah” ibaresini Lailahe illallah ile eş değerde kabulle mümkündür.

Hıristiyanlar Antik Grek Felsefesi ile başlangıçtaki saf imanlarını birleştirdiler. Bu nedenle de ortaya felsefi bir tanrı anlayışı çıktı. Onların ortaya koydukları üçleme ile ilgili akıl yürütmeler ateist düşüncenin bir tepki olarak doğmasına neden oldu.

Enam-100 “Ama bazıları bütün görünmez varlık türlerine, Allah’ın yanında (Ona denk) bir yer yakıştırmaya başladılar, halbuki onları(n tümünü) yaratan Odur; ve cehaletleri yüzünden Ona oğullar ve kızlar isnat ettiler! O, sonsuz ihtişam sahibidir ve insanların her türlü tasavvur ve tahayyülünü aşan bir yüceliğe sahiptir:”

Sayaç : 145
Normal sitede gör