Allah'ın sevdiği kulları (Allah dostları) kalp gözü ile insanın manevi hâllerini görebilir mi? - Sorularlaislamiyet.com Mobil
Soru

Allah'ın sevdiği kulları (Allah dostları) kalp gözü ile insanın manevi hâllerini görebilir mi?

Sorunun Detayı
Allah'ın sevdiği kulları (Allah dostları) kalp gözü ile insanın manevi hâllerini görebilir mi?
Cevap

Kalp gözü açık olan Allah'ın veli kulları vardır. Bu zatlar kabirdeki insanların hallerini görüp onlarla konuşabildikleri gibi, hayattaki insanların manevi hallerini de görebilirler.

Kalp gözü, maneviyat gözü anlamında kullanılmaktadır. Yani insanın maddi alemden başka, manevi alemlere nüfuz edebilmesidir. Bu, hem bir ihsan-ı ilahi hem de insanın gayret ve çalışmasına bağlı olan bir mertebedir. Dolayısıyla kalp gözü açık olan insanlar, normal insanların görmediği birçok şeyi görürler ve işitirler. Mesela "ehl-i keşfe'l-kubur" dediğimiz mübarek zatlar, ölen şahısların imanlı veya imansız gittiklerini -Allah'ın izni ile- görebilirler. Günümüzde ve her zaman bu gibi kutlu insanların bulunduğuna kanaatimiz vardır. Fakat bunları herkes bilmeyebilir.

Hayız ve nifas hâlinde olan bir kadına Kur'an okumak haramdır. Peygamber Efendimiz (asm) hayızlı, loğusa ve cünübün Kur’an okuması ile ilgili şöyle buyurmuştur;

“Hayızlı kadın ve cünüp olan kimse Kur’an’dan bir şey okuyamaz.”(Tirmizi, Taharet, 98; İbni Mace, Taharet, ,105; Darakutni, Sünen, 1/117)

Ayrıca Hz. Ali (r.a.) de şöyle demiştir:

“Allah Resülünü cünüplüğün dışında Kur’an okumadan bir şey alıkoymazdı.” (Ebu Davud, Taharet, 90; Neseî, Taharet, 170; İbn Mace, Taharet, 105)

Dolayısıyla bu hadisler cünüp ile hayızlı Kur’an okuyamadığı hususunda önemli bir delildir.(Aynî, el-Binaye, 1/644)

Bu hadislerden hareketle İslam alimlerinin çoğunluğu hayızlı kadının Kur’an’dan, Kur’an okuma maksadıyla bir ayet bile okuyamacağını söylemişlerdir. Aynı zamanda bunlar bu halde iken Kur’an ayetlerini de yazamazlar. Bu konuda Tevrat, İncil ve Zebur da Kur’an gibidir.(İbn-i Abidin, Haşiyetu Reddi’l-Muhtar, 1/293)

Fatiha dua niyetiyle okunabilir. Ayrıca Kur’an'daki duaya benzeyen ayetler de Kur’an okuma niyetiyle değil de dua maksadıyla okunabilir. Mesela; "Rabbena atina fiddünya haseneten ve filahireti haseneten ve gına azabennar." gibi.

Aynı şekilde sevinçli bir haber duyan bir kimse “Elhamdülillah” diyebilir. Üzücü bir haber duyan da “İnna lillah ve inna ileyhi raciun” diyebilir. (İbrahim Halebi, Halebi, Sağir, s.37-39; İbn-i Abidin, Haşiyetu Reddi’l-Muhtar, 1/293)

İmam Malik’e göre hayızlı kadın mazeretli olduğundan ve Kur’an okumaya da muhtac olmasından dolayı cevaz vermiştir. Ancak hayız kanı kesildikten sonra gusl etmeden önce okuyamaz. (Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslamî, 1/471)

Diğer yandan zikir çekebilir, dua edebilir. Bunlara bir mani yoktur. Hatta özel günlerindeki bir bayanın kıbleye doğru oturarak zaman zaman tesbih çekmesi, dua etmesi isabetli bir davranış olur; böylelikle adet gördüğü günlerinde bu şekilde manen beslenmiş olur.

Hayızlı ve nifaslı kadınların veya cünüplerin Kunut vesaire gibi çeşitli duaları okumalarında, tesbih ve tehlil kelimelerini söylemelerinde ve Hazret-i Peygambere salât ve selâm getirmelerinde hiçbir mahzur yoktur.

Hayız ve nifaslı halde olanlar, Kur'an-ı Kerîm'i okuyamamakla beraber, onu dinleyebilirler.

Kur'an Kursu öğretmenliği yapan bir kadın, hayız hâlinde öğretim işini yardımcısına yaptıracaktır. Yardımcısı yoksa Hanefî ulemasından Kerhî ve Tahavî'ye göre öğretimini devam ettirecektir. Kerhî: Öğretmen hanım hayız hâlinde kelime kelime, Tahavî ise, yarımşar âyet söylemekle öğretim yapılmasında 'beis yoktur' demişlerdir.

Netice itibariyle İslam alimlerinin çoğunluğu Hanefî, Şafiî ve Hanbelî mezheplerine göre hayızlı ve cünüp olan Kur’an ayetlerinden okuyamaz. (Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslamî, 1/471)

Sayaç : 27695
Normal sitede gör